AKDENİZ BÖLGESİ Kitap Özeti

AKDENİZ BÖLGESİ

Yeri ve Konumu: Ülkemizin güneyinde yer alır. Batıda Köyceğiz'den; doğuda Kahramanmaraş'a kadar Akdeniz kıyıları boyunca doğu-batı doğrultusunda uzanır. Batı ve Orta Toroslar ile Nur (Amanos) dağlarını içine alır. Yüzölçümü itibariyle 4. büyük bölgemizdir.


Yer Şekilleri: Bölgenin esas yapısını Alp dağları kıvrım sistemi¬nin bir uzantısı olan ve kıyıya paralel uzanan Toros dağları oluşturur. Oldukça yüksek olan bu dağlar, kıyılarla iç kesimler arasında ulaşımı zorlaştırır. Yine dağların uzanışından dolayı kıyılarda girinti çıkıntı azdır. Önemli girintiler Antalya, Mer¬sin, İskenderun Körfezleri; çıkıntılar ise Teke ve Taşeli yarımadalarıdır.

Ancak, Teke Yöresi'nde dağlar kıyıya dik ola¬rak uzanmaktadır. Bu yüzden bu yöredeki kıyılar fazla girintili çıkıntılıdır.

Bölgede kıyı ile iç kesimler arasında ulaşım ancak belli geçitlerden sağlanır. Bu geçitlerin başlıcaları Antalya'yı Göller Yöresi'ne bağlayan Çubuk, Silif¬ke'yi İç Anadolu'ya bağlayan Sertavul, Çukurova'yı iç kesimlere bağlayan (Bolkar dağları üzerinde) Gülek, İskenderun'u Güneydoğu Anadolu'ya bağ¬layan Belen Geçididir (Nur dağları üzerinde).

Anamur'un batısında Batı Toroslar, doğusunda Orta Toroslar yer kalır. Batı Toroslar üzerindeki Bolkar dağları, Bey dağları, Aladağlar, Tahtalı dağları Binboğa dağları en önemli yükseltilerdir. Anamur Burnu'nun kuzeyinde Taşeli platosu yer alır. Bölgenin en önemli ovası Çukurova'dır. Diğer önemli ovalar Antalya, Amik, Silifke, Isparta, Acıpa¬yam ovalarıdır. Toros dağlarının yapısında kireç taşı (kalker) fazla olduğundan, Karstik şekiller (göl, mağara, düden, obruk vs.) yaygındır.

Toros dağlarının kıyıya paralel uzanması so¬nunda, kıyı ile iç kesimler arasında ulaşım zor¬laşmış, tarım alanları daralmış; İç Anadolu'dan gelen soğuk hava engellendiğinden kıyı ova¬ları korunmuş ve kıyıda kışın ılık geçmesinde etkili olmuştur. Ayrıca, denizin ılıtıcı etkinlikle¬rinin iç kesimlere ulaşması önlenmiştir, Çukurova haricinde kıta sahanlığı daralmış, boyuna kıyılar yaygınlaşmış, doğal liman oluşmamış¬tır.

İklim ve Bitki Örtüsü: Bölgenin kıyı kesiminde Akdeniz iklimi hakimdir. Kıyıya paralel uzanan Toros dağları, Akdeniz ikli¬minin iç kesimlere sokulmasını engellemiştir. Kıyı kesimi kışlar ılık geçer, yılık yağış miktarı kıyıda 1000 mm civarında olup en çok yağış kışın düşer. Yazları sıcak ve kurak olup buharlaşma fazladır.

Türkiye'de kış mevsiminin en kısa ve sıcak geçtiği yerler Akdeniz kıyılarıdır. Bunda enlem, denize yakınlık ve Toros dağlarının iç kesimlerden gelen soğuk hava akımlarını en¬gellemesi etkili olmuştur.

Toroslar yüksek kesimleri ve kuzey yamaçları ile Göller Yöresi ve Teke yarımadasında iklim sertle¬şir. Kışlar soğur, kar yağışları görülür. Bölgede ka¬rakteristik bitki örtüsü, iklime bağlı olarak makiler¬den oluşur. 700-800'm ye kadar olan kıyı kesim¬lerde görülen maki yükseklerde yerini ormanlara bırakır.

Ülkemizde Karadeniz Bölgesi'nden sonra en fazla orman % 24,5 Akdeniz Bölgesi'ndedir.

Akarsular ve Göller: Akdeniz Bölgesi'nin en önemli akarsuları, taşıdığı alüvyonlarla Türkiye'nin en büyük delta ovasını oluşturan Seyhan ve Ceyhan'dır. Diğer önemli akarsuları Asi, Tarsus, Silifke, Göksu, Aksu, Manavgat, Köprüçay, Kocaçay ve Dalaman'dır. Yazları kuraklığın etkisiyle bu akarsuların seviyele¬ri oldukça düşer.

Çok sayıda tektonik ve karstik oluşumlu gölün yer aldığı Göller Yöresi bu bölgededir. Başlıcaları Beyşehir, Eğirdir, Burdur, Acıgöl, Salda, Suğla, Kestel, Kovada gölüdür. Hatay Yöresi'nde yer alan Amik gölü ise bataklık görünümünü almıştır.

Nüfus ve Yerleşme: Akdeniz Bölgesi'nin nüfus yoğunluğu Türkiye orta¬lamasına yakındır. Nüfusu yönünden az olmasının temel sebebi, dağlık ve engebeli alanların geniş yer tutmasıdır. Taşeli ve Teke platoları ile Torosların dağlık kesimleri çok tenhadır. Nüfus genellikle, kıyılarda ve verimli ovalarda toplanmıştır.

Çukurova'da tarım işçilerinden dolayı, Antalya' da ise turizm sebebiyle yaz aylarında nüfus artmaktadır.

Tarım ve Hayvancılık: Akdeniz Bölgesi'nin ekonomisi tarıma dayalıdır. Yaz aylarının sıcaklık ortalamaları fazla olması ve yazların uzun ve sıcak geçmesi sebebiyle topraktan yılda birden fazla ürün elde etmeye en uygun bölge Akdeniz Bölgesi'dir.

Bölgenin önemli ovaları Antalya ve Çukurova'dır. İklim ve sulama imkanları elverişli olduğundan, bu¬ralar Türkiye'nin önemli tarım alanlarıdır. Turfanda sebze ve meyvecilik gelişmiştir. Kış sıcakları fazla olduğundan az masrafla seracılık yapılabilmekte¬dir (özellikle Antalya'da). Daha çok ekonomik de¬ğeri fazla olan ürünler tercin edilmektedir. Türkiye muz ve gül üretiminin tamamı, soya fasulyesi ve yerfıstığı, turunçgil üretiminin % 90'ı, pamuğun % 35'i, anasonun % 60'ını karşılar. Bölgede hay¬vancılık gelirleri düşüktür. En çok kıl keçisi besle¬nir.

Akdeniz Bölgesi'nin Türkiye ekonomisine en büyük katkısı tarım ürünleridir

Sanayi ve Madencilik: Bölgede sanayi giderek gelişmekte ve çeşitlen¬mektedir. En önemli sanayi merkezleri Adana ve çevresindedir. İskenderun'da demir-çelik, Antalya' da ferro-krom, Mersin'de Ataş Rafinerisi, Keçibor¬lu'da kükürt işleme, Seydişehir'de alüminyum, Adana'da dokuma sanayi gelişmiştir. Bölge yeraltı kaynakları bakımından fazla zengin sayılmaz. Seydişehir ve Akseki'de boksit, Toroslar, Fethiye, Dalaman'da krom, Keçiborlu'da kükürt, Kozan ve Karaisalı'da linyit yatakları vardır.

Turizm: Bölgenin Türkiye ekonomisine önemli kat¬kılarından biri de turizmdir. Antalya başta olmak üzere Alanya, Side, Fethiye, Manavgat, Kaş önem¬li turizm merkezleridir.

Akdeniz Bölgesi, Antalya ve Adana Bölümleri ol¬mak üzere iki bölüme ayrılır.

ANTALYA BÖLÜMÜ
Akdeniz Bölgesi'nin Manavgat çayının batısında kalan kesimdir. Antalya Körfezi'nin çevresi ile ba¬tıda Teke Yöresi, kuzeyde Göller Yöresi'ni içine alır. Batıda Ege Bölgesi sınırından; doğuda Alan¬ya'ya kadar uzanır. Bölüm genelde dağlıktır. Bö¬lümde Batı Toroslar yer alır. Dağlar kıyıya paralel uzanır (Teke yarımadasın-daki dağlar hariç).

Önemli dağlar Gölgeli, Akdağ, Sultan dağları, Dedegöl dağlan, Beydağlar, Elmalı dağı, Bozdağ, Geyik dağlarıdır.

Sıradağlar, kıyının hemen gerisinden başladığın¬dan bölümde geniş düzlükler azalmıştır. Kıyıda Eşen, Antalya, Manavgat ovaları, iç ke¬simlerde, Acıpayam, Elmalı, Isparta, Tefenni, Bozova, Kestel ve Gölhisar ovaları bulunur. Bölümde yer alan akarsular batıdan doğuya doğru Dalaman, Eşen, Aksu, Köprüçay ve Manavgat çayıdır. Manavgat çayı yeraltı suları ile beslendi¬ğinden suları boldur.

Bölümün kuzeyinde Göller Yöresi bulunur. Eğir¬dir, Beyşehir, Burdur, Acıgöl, Salda ve Suğla gölü bölgede yer alan göllerdir. Manavgat üzerine kurulmuş olan Manavgat ve Oymapınar da önemli barajlardır. Beyşehir gölünün fazla suları Çarşamba suyu ve Suğla gölüne oradan da Konya Ovası'na ulaşır. Burdur ve Acıgöl'ün suları acıdır.

Kıyıda, Antalya, Finike, Fethiye önemli körfezlerdir.

İç Anadolu ve Van Gölü'nden sonra Türki¬ye'nin üçüncü büyük kapalı havzası Göller Yöresidir.
Antalya bolümü Türkiye'nin kalkerli arazi ve Karstik şekillerin en fazla olduğu bölümüdür.

Kalkerli arazinin kimyasal yolla erimesi sonucu birçok ova, göl, mağara, düden, obruk gibi yer Şekilleri oluşmuştur. Bölümdeki akarsuların bir kısmı karstik kaynaklarla beslenir. Manavgat çayı, dünyanın en büyük yeraltı kaynaklarıyla beslenmektedir.

Kıyı kesiminde yazlan sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer (Akdeniz iklimi), iç kesimlere doğru yükselti arttığından ve deniz etkisinden uzaklaşıldığından karasallık artar. Maki, kıyı kesiminin tanı¬tıcı bitki örtüşüdür. Göller Yöresi'nde bozkırlar ha¬kimdir.

Bölge genelde dağlık olduğundan tarım alanları azdır. Ancak uygun iklim şartları olduğundan sulama ve seracılık metodu ile tarım yapılır. Verim yüksek ve tarım ürünü çeşidi fazladır. Antalya Yöresi seracılık bakımından Türkiye’de ilk sırada yer alır.

Kıyı kesiminde turfanda sebze ve meyve, çiçek ye¬tiştiriciliği ile turunçgiller, pamuk, susam, muz, zeytin üretimi yaygındır. Ülkemizde muz, sadece Anamur-Alanya ara¬sında yetiştirilir.

İç kesimlerde iklim de karasallaşmaya başlar. Bu¬na bağlı olarak buğday, şekerpancarı, anason ve gül yetiştirilir.

Başta kılkeçisi olmak üzere daha çok küçükbaş hayvan yetiştirilir.

Nüfus genellikle Antalya Körfezi kıyıları ve Göller Yöresi'nde yoğundur. Teke yarımadası ve Torosların yüksek kesimlerinde nüfus oldukça tenhadır. Bölümün en büyük kenti Antalya'dır. Büyük bir tu¬rizm potansiyeline sahip olan ve önemli bir limana sahip olan Antalya'da ticaret de gelişmiştir. Ticarî faaliyetlerin yürütüldüğü bir serbest bölgeye sahip¬tir. Diğer önemli şehirleri kıyıda Fethiye, Kaş ve Manavgat, Finike ve Dalaman'dır.

İç kesimlerdeki önemli yerleşim merkezleri: Ispar¬ta, Burdur, Beyşehir ve Seydişehir'dir.

Dalaman ve Fethiye'de krom, Seydişehir'de boksit (alüminyum cevheri), Keçiborlu'da kükürt, Köyce¬ğiz çevresinde zımpara taşı çıkarılır.

Antalya'da dokuma, metalürji (ferro-krom) besin, konserve ve Burdur'da şeker, traktör, gülyağı, Seydişehir'de alüminyum, Isparta’da dokuma (ha¬lı), gülyağı, çimento, Keçiborlu'da kükürt işleme, Dalaman ve Aksu'da kağıt fabrikası vardır. Gülbirlik Türkiye’nin gül merkezi olan Isparta’da kurulmuştur. Isparta aynı zamanda önemli bir halı üretim merkezidir.

Antalya Bölümü, Göller Yöresi üzerinden İç Anadolu ve Ege bölgelerine düzgün yollarla bağlıdır. Antalya limanı ülkemizin önemli limanlarından biridir. Ayrıca Antalya’da bir serbest bölge kurulmuştur.

Uzun, sıcak ve bol güneşli yazları, temiz ve uzun sahilleri, doğal güzellikleri, tarihî kalıntıları ile bü¬yük bir turizm potansiyeline sahiptir. Düden, Manavgat ve Kurşunlu Şelalesi, Damlataş, İnsuyu ve Karain Mağaraları, Side, Aspendos (Belkıs), Perge tarihi kalıntıları, Selçuklu eserleri (Yivli Minare, kervansaraylar) bölümün diğer önemli turizm eser¬leridir. Ayrıca Toroslarda dağ turizmi (yaylacılık) gelişmiştir.

ADANA BÖLÜMÜ
Alanya'nın batısından başlar, Kilis ve Kahraman¬maraş'ın doğusuna kadar Orta Toroslar boyunca uzanır. Önemli dağlar Bolkar, Aladağlar (en yük¬sek tepesi Demirkazık 3756 m), Tahtalı ve Binboğa dağlarıdır. Bölüm İç Anadolu'yu, Akdeniz kıyılarına Güneydoğu Anadolu'ya ve Ortadoğu'ya bağlayan yollar üzerindedir. İskenderun Körfezi'nin doğusunda Nur dağları uzanır.

Bölümün yaklaşık üçte biri verimli ovalarla kaplıdır. Çukurova (Seyhan ve Ceyhan ırmaklarının taşıyıp biriktirdiği alüvyonlarla oluşan delta ovası) ve Dörtyol, Göksu ovası, (delta) Silifke ovası, (Gök¬su'nun deltası), alüvyonlu çöküntü ovaları bulunur. Hatay'da Amik ovası vardır. Seyhan, Ceyhan, Göksu, Tarsus çayı ve kayna¬ğını Lübnan dağlarından alıp Antakya'da denize dökülen Asi ırmağı önemli akarsularıdır.

Seyhan üzerinde Seyhan, Tarsus çayı üzerinde Berdan barajı, Ceyhan üzerinde Aslantaş, Kesiksuyu, Kozan ve Menzelet barajları yer alır. Kıyı kesimlerde ve alçak ovalarda tipik Akdeniz ik¬limi görülür. En çok yağışı kış mevsiminde almak¬tadır. Yıllık yağış çoğu yerde 1000 mm iken, dağ¬lar kıyıdan uzaklaştığı için Adana'da yıllık yağış miktarı azalır. Torosların yüksek kesimlerinde ve içerilerde karasal iklim görülür. Kıyı kesiminde maki, 800 m'den yükseklerde kızılcam, Torosların kuzey kesimlerinde karaçam, sedir, meşe ve ardıç 1 türü ormanlar ve iç kesimlerde bozkırlar yer alır.

Ovalar geniş ve verimli olduğundan tarım gelirleri yüksektir. Çukurova'da en çok, pamuk yetiştirilir. Irmaklar üzerinde kurulmuş olan çok sayıdaki ba¬raj, sulamada büyük kolaylıklar sağlamıştır. Diğer tarım ürünleri; buğday, pirinç, turunçgiller muz, yer fıstığı, zeytin, soya fasulyesi, mısır, çeşitli meyve ve sebzelerdir. Kıyı kesimlerinde seracılık gelişmiş¬tir.

Dağlık alanlarda hayvancılık yaygın olup en çok kıl keçisi yetiştirilir.

Özel konumu, ulaşım imkanları, geniş ve verimli tarım alanlarına sahip olması sebebi ile nüfus yo¬ğunluğu fazladır. Geniş verimli ovalara sahip olan Adana Bölümü'ne, tarım alanlarında çalışmak için çevre bölgelerden çok sayıda mevsimlik işçi gel¬mektedir.

Bölümün en büyük kenti Adana'dır (Türkiye'nin 4. büyük kenti). Önemli bir limana ve serbest ticaret bölgesine sahip olan Mersin (İçel) yine canlı bir limana sahip olan İskenderun ile Kahramanma¬raş, Antakya, Kilis, Osmaniye, Ceyhan, Kozan, Silifke, Dörtyol, Anamur, Kadirli, Kırıkhan, Rey¬hanlı'dır.

Orta Toroslor ve Pozantı üzerinde ve Nur dağla¬rında krom, Kozan, Ermenek dolaylarında linyit, Adana civarında demir, petrol, Bolkar dağlarında kurşun ve çinko çıkarılır.

Adana Bölümü'nün en önemli maden zenginliği Toroslar ve Amanoslardan çıkarılan kromdur. Kozan ve Karaisalı'da linyit çıkarılır.

Batman'dan ve "Irak'tan gelen petrol boru hat¬ları İskenderun Körfezi'ne (Adana-Yumurtalık limanına) ulaşmaktadır.
Sanayi gelişmiş olup, daha çok Adana, Mersin ve İskenderun’da toplanmıştır. Sanayi kuruluşlarının çoğu tarıma dayalıdır. Adana'da; dokuma, sigara, çimento, gıda, bitkisel yağ, tarım ilaçları, kimya, çi¬mento, tarım makineleri; Mersin'de Ataş rafinerisi, yem, cam, gübre, metal gıda sanayii; İskenderun' da demir-çelik sunî gübre sanayii, Kahramanma¬raş'ta dokuma sanayii gelişme göstermiştir. Mersin limanı bölgenin önemli ithalat ve ihracat limanıdır. Bu kentimizde ülkemizin ilk serbest bölgesi bulu¬nur.

Alanya, Anamur, Silifke ve Tarsus önemli turizm merkezleridir. Mersin'de Kız Kulesi, Antakya'da Sen Piyer Kilisesi, Tarsus'ta Ashab-ı Keyf (Yedi Uyurlar Mağarası) Silifke yakınlarında Cennet-Cehennem Obrukları, Alanya Kalesi, Damlataş mağarası, Kurşunlu, Manavgat, Düden Şelaleleri, Köprülü Kanyonu, Side, Perge ve Aspendos gibi antik kentler önemli turizm değerleridir.

Adana Bölümü'nün nüfus, tarım, sanayi bakı¬mından Antalya Bölümü’nden daha fazla geliş¬miş olmasına rağmen; narenciye, turfandacı¬lık, turizm açısından Antalya Bölümü daha gelişmiştir.

Bölgenin Türkiye Ekonomisindeki Yeri
Akdeniz Bölgesi'nin Türkiye ekonomisine en büyük katkısı tarım alanındadır. Turunçgiller, soya fasul¬yesi, anason, yer fıstığının büyük kısmı bu bölge¬den sağlanır. Pamuk, susam, çeşitli sebzeler ve gülün büyük kısmını üretir. Mısırın yağ üretiminde kullanılmasıyla birlikte mısır üretimi Karadeniz Bölgesi'ni geçmiştir.

Bölge sanayi, madencilik ve turizm açısından da önemli yere sahiptir.

Bölgede elde edilen bazı ürünlerin Türkiye üreti¬mindeki payları söylerdir..

Yorum Yaz